Ülkelerin gelişmişlik değerlendirmeleri yapılırken tükettikleri demir çelik miktarı önemli ölçüde göz önüne alınmaktadır.Bu, tabii ki endüstriyel gelişmedeki yerini ve önemini göstermektedir. Ancak Demir denilen metalin geçmişteki yeri ve önemi değerlendirildiği zaman bunun sadece endüstriyel gelişme olarak değil de diğer yönlerinin de açığa çıkarılması gerektiği ortaya çıkmaktadır.Demir varolduğugünden bu yana insanoğlunun savaşta silah, sosyal yaşamda araç olarak hep yanında ve ilk sırada yer almıştır. Ortaçağla birlikte demirin sanatsal yönünü keşfeden insanoğlu, ona verdiği sanatsal biçimlerle bir kere daha bu metalin ne kadar üstün olduğunu kanıtlamıştır.
Günümüzde endüstriyel alanda hak ettiği yeri alan demir,maalesef sanatsal anlamda geçmişteki yerine sahip değildir. Soğuk ve sıcak olarak işlenebilen ve gördüğü ısıl değişimler karşısında çok farklı özellikler kazanan bu harika metal , gerçek anlamda işlendiği zaman Rubensintabloları kadar ilahi öğeler vermektedir.
Demir, bu özellikleri yeniden ortaya çıkaracak ustalara gereksinim duymaktadır, makinalaradeğil ! Süsleme demirciliğine klişeleşmiş birkaç model hayat veremez, onun güçlü bir çekiç ve çekice hükmeden bir beyine gereksinimi vardır.
AY-NESişte bu gerçeği farketmişve bu gerçekten yola çıkmıştır.
AY-NESve DEMİRbirbirini çok iyi anlayan iki dost olarak yola çıkar.Bu birliktelik alışılmış kalıpların dışında oğullar vermektedir. Referanslarımızda belirtilen ve belirtilmeyen bir çok örnek bunların kanıtıdır. Bu nedenle sloganımız ;